Ortadoğu'da savaşın içinden çıkan bir futbol zaferi: Irak

Yorum (0)
Iraq AFC Cup 2007
Japonya'yı deviren Katar, Asya Kupası'nda destansı bir zafer elde etti. Ancak hiçbir başarı öyküsü, 2007'deki Irak zaferinin yerini tutmayacak...


Süleyman Tetik     @salomontetik

Katar, 2019 Asya Kupası'nda finalde Japonya'yı devirip tarihindeki ilk şampiyonluğunu elde etti. Katar destan yazdı ancak bundan 12 yıl önceki Asya Kupası, eşi benzerine rastlanılmayacak türden bir başarı hikayesine tanıklık etti...

Bashar Resan, henüz 21 yaşında. Her Ortadoğulu gibi o da zorlukların, yoksulluğun, savaşın içinden çıkan bir umut çiçeği. Hayatını futbola adamaya yüz tutmuş bir Bağdatlı.

Irak Milli Takımı, geçtiğimiz aylarda oynadığı hazırlık maçında Arjantin'e 4-0 kaybetti fakat hem sahadakileri hem de tribündekileri üzen şey, Bashar'ın aldığı haberdi. Bashar Resan, maç oynandığı esnada annesini kaybetti. Acı haberi ona kimse söyleyemedi. Öyle ki Bashar yıkılmasın diye takımdaki tüm telefonlar kapattırıldı. İlk yarı boyunca habersizdi her şeyden Bashar. Ancak devre bitiminde soyunma odasına giderken öğrendi kara haberi taraftarlardan. Dik duruyordu. Kimse beklemiyordu ama ikinci yarıda oynama kararı verdi. Nitekim yüreği dayanmadı... Maç oynandığı esnada duygularına ve gözlerine hakim olamadı, ağlayarak sahadan ayrıldı.

Bashar'ın yaşadığı dram, Irak futbolunda unutulmayacak bir hikayeyi daha yazdı. Tıpkı Bashar henüz 10 yaşındayken Irak Milli Takımı'nın yaşadıkları gibi...

Yıl 2007. Irak'ta silah sesleri, bombalar, feryatlar, ölümler... Kaderine yenik düşen onlarca insan hikayesi. Ancak her şeye rağmen savaşın gölgesinde devam eden hayatlar ve hayaller... Irak'ta halk barış istedikçe savaşa sürüklenirken o dönemde Irak Milli Takımı ise Endonezya'da düzenlenecek olan Asya Kupası'na hazırlanıyordu. Fakat bu bizim bildiğimiz türden bir hazırlık değildi tabii. Zira yaşananlar ve ülkenin içinde bulunduğu durum, futbolu düşünmeye zaman ve fırsat bırakmıyordu.

Members of the Iraqi national football team 2007

Örneğin dönem Iraklı futbolcusu Havar Molla Muhammed, turnuvaya nasıl hazırlandığını şu sözlerle anlatıyor;

''Ulusal güvenlik merkezinin yakınında oturuyordum. Bombalar patladıkça bina sağa sola hareket ediyordu. Tarif edilemezdi. Hava saldırıları devam ederken antrenmanlar yapıyorduk''

Havar Molla Muhammed, 60'a yakın akrabasını savaşta kaybettiğini, bunların 5'inin kuzeni olduğunu da ekliyor.

Turnuvaya yalnızca birkaç hafta kalmıştı. Ancak Irak Milli Takımı'nda önemli bir eksik daha vardı. Takımı çalıştıracak bir teknik direktör yoktu. Ülkede futbol o kadar gerideydi ki kıta şampiyonasına haftalar kala teknik direktör bile bulamamışlardı. Ta ki Brezilyalı Jorvan Vieira'nın bu unutulmaz görevi kabul edip takımın başına geçene kadar...

Jorvan Vieira

Ülkedeki etnik ve dini ayrılıklar, başlarda milli takıma da yansımıştı. Birçoğu sevdiklerini toprağa vermişti. Bazılarının aileleri savaş bölgesinde yaşıyor ve bu durum onları endişeye sürüklüyordu. Başlarda gruplaşan futbolcular zamanla ne istediklerini ve ne yapmaları gerektiğinin bilincine vardılar. Takım içindeki gruplaşma tamamen sona erdi ve herkes tek bir hedef için, tek yürek oldu. Takımdaki tüm oyuncular, Irak'ın başarısı için mücadele edecekti.

Olayların ardı arkası bitmiyordu. Irak Milli Takımı'nın katılacağı bir turnuva, gün geçtikçe bir şeyleri daha yıkıma uğratıyordu. Takımın bir fizyoterapisti, eşinin doğumu için turnuva başlamadan önce izin alarak kamptan ayrıldı. Ama bir daha geri dönemedi... Tekrar kampa katılmak üzere bilet almaya giderken yaşanan saldırıda hayatını kaybetti...

Guardiola, Sarri, Mourinho... Futbolu ve futbolcuyu yönetme işi, taktiksel dehaları ve oyun stratejileri bu teknik adamları ön plana çıkarıyor. Fakat Jorvan Vieira için futbolun tanımı, Irak'ın başına geçtikten sonra değişti. Artık taktikten çok daha önemli şeyler vardı. Soyunma odasına girdiğinde oyun stratejisi hakkında konuşmayı umarken oyunculardan birinin aldığı ölüm haberini duymak, her şeyi paramparça ediyordu. Takımı yalnızca teknik açıdan değil, psikolojik ve duygusal anlamda da bir arada tutmak zorundaydı. Futbolculara bir teknik adam olarak yaklaşmak ne ona ne de takıma katkı sağlamayacaktı. Zaten her şeyden sıyrılıp yalnızca futbola odaklanabilecekleri bir ortam da yoktu.

''Onun en büyük özelliği oyunculara olan yakınlığıydı. Asıl odak noktası fiziksel ya da taktiksel durum değil, duygusal anlamda sağladığı destekti''

Dönemin futbolcularından Salih Sadir, Jorvan Viera'yı bu sözlerle tanımlıyor.

Futbolda başarılı olabilmek için şartlar ne kadar uygun olmalı? Ya da savaşın çiçekleri şampiyon olmak için ne yapmalı? Irak, 2007 Asya Kupası'nda engelleri birer birer aşıp hedefine adım adım ilerliyordu. Ne bir ünlü futbolcuları vardı ne de taraftarları. Ünlü futbolcuları zaten hiç olmamıştı ama onları destekleyebilecek taraftarların tamamı ülkede can savaşı veriyordu. Irak halkı, milli takımın başarısıyla kenetlenmeye başladı. Halk, futbolun birleştirici gücüyle beraber üzülüp beraber seviniyordu. Çok değil, 2003'e kadar milli maçlarda alınan yenilgilerden sonra caddelerde halkın önünde cezalandırılan futbolcular, birkaç yıl sonra Asya Kupası'nda finale kadar ilerlediler. Irak halkı kutlamalar için sokağa döküldü ve ülkede uzun süre büyük bir mutluluk yaşanıyordu. Ta ki kutlamalar esnasında gerçekleşen bir saldırıya kadar... O kadar karaydı ki bahtları, onları belki de yıllar sonra mutlu eden bir şey yaşanırken bu da kabusa dönüştü. 30 kişi hayatını kaybetti...

Yaşanan bu acı olayın ardından Irak Milli Takımı'nın turnuvadan çekileceği haberleri ortaya çıktı. Oğlunu kaybeden acılı bir anne, televizyona çıktı ve herkesin kanını donduran o sözleri çıkardı ağzından. Yaşlı kadın, ölen oğlunu Irak kupayı kazananan kadar toprağa vermeyeceğini açıkladı. Bunu izleyen tüm takım ve Jorvan Vieira, o an ne yapmaları gerektiği konusunda hemfikir oldular.

Sonuna kadar acılarla, hüzünlerle ve ölümlerle devam eden hikayenin sonu, mutlu bitti. Irak Milli Takımı, tarihinde ilk kez katıldığı Asya Kupası'nda tarihi bir zafer yaşadı. Böyle bir zaferin benzerini ne Brezilya, ne Almanya, ne Real Madrid ne de Barcelona yaşadı...

Haberin devamı aşağıda

Savaşın gölgesinde yetişen savaşın çiçekleri, kıtanın en büyüğü oldu. Şampiyonluğun ardından yaşanan mutluluk, Irak halkını sokaklara döktü. Paramparça olan halk, futbolun gücüyle birlik oldu.

Onlar, dünyada daha önce kimsenin vermediği mücadeleyi vererek en büyük zaferi kazananlar.

Iraq AFC Cup 2007

Kapat