Esir kamplarından Asya Kupası şampiyonluğuna Irak

Yorum (0)
Iraq AFC Cup 2007
Savaşın yerle bir ettiği Irak, 2007 yılında kimsenin beklemediği bir başarı yolculuğuna imza attı.

Dünyanın en istikrarsız ülkelerinden birinin milli takımı nasıl olur da büyük bir futbol turnuvasını şampiyon bitirir?

Futbolu bırakın, genel olarak Spor dediğimiz zaman kimsenin aklına son 40 yılın büyük bir kısmını savaşlarla geçiren, girdiği çatışmalar nedeniyle milyonlarca insanını kaybeden Irak gelmiyor.

Hâl böyleyken ülkenin 2007 AFC Asya Kupası'nda şampiyonluğa ulaşması, bu sporun gördüğü en büyük peri masallarından biri olarak anılıyor. Her ne kadar bu yolculuğun temellerinde rahatsız edici detaylar olsa da.

Irak'ın futbol programının başındaki isim Saddam Hüseyin'in oğlu Uday Hüseyin'di ve bunu 20 yıl boyunca yaptı. Bu süreçte futbolcular sıklıkla tehdit edildiler, işkence gördüler. Uday'ın onların performansını beğenmiyor olması bu insanlık dışı muameleye maruz kalmaları için yeterliydi.

Irak 1980'li yıllarda başarılı bir futbol ülkesi olarak dikkat çekiyordu. 1982 Asya Oyunları'nda altın madalya kazandılar ve tarihlerinde ilk kez Meksika'daki 1986 Dünya Kupası'na katıldılar.

Fakat Saddam, 1984 yılında oğlu Uday'ı Irak Olimpiyat Komitesi'nin ve Irak Futbol Federasyonu'nun başkanlığına atadıktan sonra ülke futbolu karanlığa doğru gömülmeye başladı.

Takımdaki futbolcular Uday'ı memnun etmeyen bir görüntü ortaya koyduklarında diktatörün oğlu sinirlenir ve o isimleri cezalandırırdı.

Ülkeyi işgal eden ABD askeri birlikleri kendisini öldürdükten 12 ay sonra, 2004 yılında, Uday'ın sporculara ve muhaliflere işkence etmek için kullandığı odalar basın mensuplarına gösterildi. Kırbaçlar, çengeller, sivri uçlu metal demirlerin olduğu kasketler, orta çağ tarzı birçok işkence aleti. 

Irak Olimpiyat Komitesi üyelerinden Talib Mutan, Uday'ın kendisini memnun etmeyen sporcuları dövdüğü, onlara uyku yasağı getirdiği ve bazı atletlerin vücudunu yaktığını söyledi.

"Eski rejim döneminde, Uday hemen sonuç almak istiyordu ve kazanan sporcular talep ediyordu. İkinci olmayı sevmezdi. Atletler birinci olamadıkları zaman cezalandırılırlardı. Sadece onlar da değil, onların menajerleri ve antrenörleri de cezalandırılırdı."

Uday döneminde işkenceye uğramaktan ya da hapse atılmaktan korkan Iraklı futbolcuların milli takımdaki performansları sürekli geriye gitti.

Bu korkuyu en iyi özetleyen tablo, Ürdün'le oynadıkları Arap Ligi maçında penaltı atışları için sadece üç tane futbolcunun gönüllü olmasıydı. Futbolcular penaltıyı kaçırmaları durumunda başlarına geleceklerden ürküyorlardı.

O üç futbolcudan biri olan Abbas Rahim, 2012 yılında bir araba kazasında yaşamını yitirmeden önce konuyla ilgili şu sözleri sarf etmişti:

"Birçok oyuncu topa dokunmayı bile reddetti ama sonra fark ettik ki kimse bu sorumluluğu almazsa yine hepimiz cezalandırılacaktık."

Abbas penaltıyı kaçırdı ve iki gün sonra Uday'ın önüne çıkarıldı. Gözleri bağlanmış bir şekilde bir esir kampına götürüldü ve orada tam üç hafta geçirdi. "Yolun sonu diye düşündüm" diye anlatıyor o dönemleri, Abbas.

1990'daki Körfez Savaşı'nın ardından Irak, Orta Doğu'daki birçok spor organizasyonundan men edildi ve sadece hazırlık maçları oynamak zorunda kaldı. O 10 yıl boyunca performanslar kademe kademe düştü ve Saddam rejiminin üzerindeki baskı arttıkça Uday da futbolculara karşı tavırlarını daha da acımasızlaştırdı.

ABD ve müttefikleri askeri operasyonlarında ilerleme kaydedip Saddam'ı sıkıştırmaya başlayınca, Uday ilgisini Irak sporundan çekti ve milli takımlarının önü açılmış oldu.

Members of the Iraqi national football team 2007

1976 - 1996 yılları arasında Asya Kupası'na katılım gösteremeyen ve 90'lı yıllarda hiç kupa kazanamayan Irak Milli Takımı, 2002 yılında ilk kez Batı Asya Futbol Federasyonu şampiyonasını kazandı ve üç yıl sonra Batı Asya Oyunları'nda altın madalya aldı. İki finalde de gol atan genç forvet oyuncusu Younis Mahmoud, 2006 yılında milli takım kaptanlığına getirildi ve 10 yıl boyunca bu görevi üstlendi.

Bu atılımlarına rağmen kimse 2007 Asya Kupası'nda Irak'a şans tanımıyordu. 16 takımın katıldığı turnuva Endonezya, Malezya, Tayland ve Vietnam'da gerçekleştirildi. Bölgenin geleneksel büyükleri Japonya, Güney Kore, Avustralya, İran ve Suudi Arabistan doğal favoriler olarak gösteriliyorlardı.

Irak turnuvaya katılırken pek istikrarlı bir dönemden geçmiyordu. Teknik Direktör Akram Salman organizasyondan bir ay önce kovulmuştu ve yerini Brezilyalı teknik direktör Jorvan Vieira almıştı. Kadrodaki bazı oyuncular kişisel trajediler yaşıyorlardı. Kaleci Noor Sabri'nin kayınbiraderi öldürüldü, orta saha oyuncusu Nashat Akram'ın akrabaları da öyle. Hawar Mulla Mohammad'ın ise üvey annesi çeyrek finalden iki gün önce yaşamını yitirdi.

Ev sahibi Tayland'a karşı gruptaki ilk maçta elde edilen beraberliğin ardından Irak, favori Avustralya'yı 3-1 yenerek herkesi şoka uğrattı. Gruptaki son maçta Umman'a karşı alınan beraberlikle birlikte lider olarak üst tura yükseldiler.

Kendileri gibi sürpriz sonuçlar alan Vietnam'la çeyrek finalde karşılaşan Iraklı futbolcular sahadan Mahmoud'un iki golüyle 2-0 galip ayrıldılar ve yarı finalde Güney Kore'nin rakibi oldular.

Turnuvanın favorisi, Irak'ı 120 dakika boyunca domine etti ama üstünlük kuramadı. Maç penaltılara gitti ve gülen taraf Irak oldu. Bağdat caddeleri bayram yerine dönmüştü. Irak finaldeydi.

Ama bu sevinç kısa sürdü. Bir intihar bombacısı terörist, kutlama yapan bir grubun arasına daldı ve 30 taraftarı öldürdü.

Finali Jakarta'da Suudi Arabistan'a karşı oynayacaklardı. Mahmoud o maça dair şunları söylüyor:

"Oğlu intihar bombacısı tarafından katledilen bir anne, bu maçı evladı için kazanmamızı istiyordu. Hem onun hem de onun gibi birçok insan için bu şampiyonluğu almalıydık."

Iraq AFC Cup 2007

Kazandılar.

Haberin devamı aşağıda

72. dakikada Irak'ı öne geçiren golü atan Mahmoud, bu peri masalının mutlu sonla bitmesini sağladı. Rakibini 1-0 deviren Irak turnuvayı şampiyon tamamlarken Mahmoud Altın Ayakkabı'yı ve turnuvanın en iyi oyuncusu ödülünü kazandı. Sabri en iyi kaleci seçildi, Akram ise turnuvanın en iyi 11'inde yer aldı.

Zaferin ardından basın toplantısında konuşan Teknik Direktör Vieira, "Bazı oyuncular Irak'a dönerlerse öldürülme ihtimalleri olacak. Evinin neresi olduğunu bilmediğinde bir boşlukta süzülür gibi olursun. Oyuncularım savaş nedeniyle tanıdıkları insanları kaybettiler. O kadar çok şey yaşadılar ki ben sadece bir antrenör değil, aynı zamanda bir psikolog, bir baba ve bir arkadaş oldum." sözlerini kullanıyordu.

Irak'ın Asya Kupası zaferinde gösterdiği birlik ve beraberlik ruhu Uday Hüseyin tarafından görülemedi çünkü bundan dört yıl önce öldürülmüştü. Bu takımın başardığı her şey, zor günlerden geçen bir ulus için çok önemliydi ve kendilerinden önce gelen tüm futbolcuların bıraktığı mirası da onurlandırdı.

Kapat