Haberler Canlı Skorlar
NXGN

Arda Güler: Yeteneğine rağmen mütevazı, yaşına rağmen olgun bir yıldız

21:35 GMT+3 20.02.2022
Arda Güler Fenerbahçe NXGN
Fenerbahçe'nin genç yıldızı Arda Güler, büyük bir potansiyelle futbol dünyasına giriş yapıyor...

ÖZEL | Emre Sarıkuş @ the_emres

 "Teknik, tek dokunuşla, doğru hızda, takım arkadaşının doğru ayağına pas atabilmektir."

                                                                                                                                                         Johan Cruyff

Büyük bir yeteneğe sahip olup aynı zamanda o derece bir olgunluk göstermek zordur.  Özellikle basamakları en üst seviyede hızlı bir şekilde çıkarken bunu koruyabilmek daha da zordur. Arda Güler, Fenerbahçe’nin gelecek vadeden ‘10 numarası’ için güzel bir hikâye başlıyor.

Geçtiğimiz sezon Elit U19 Ligi’nde Galatasaray ve Fenerbahçe arasında 2-2 sona eren karşılaşmanın ardından Galatasaray televizyonu sunucusu Serbay Şenkal, fanatizmin özellikle sosyal medyada hüküm sürdüğü bir ortamda Arda’nın oyununa kayıtsız kalamayarak, yıllar içinde belki de ilk defa duyulacak şekilde bir rakip oyuncu övgüsünde bulunmuştu:

“Bir konu daha var ona da kesinlikle değinmem lazım” diye söze başladı Şenkal; “Fenerbahçe’de forma giyen Arda Güler diye 16 yaşında, 2005 doğumlu çok önemli bir futbolcu var. Muazzam bir gole imza attı. Müsabakayı takip ettim. Kendi takımını yönlendirme kabiliyeti, liderlik vasfıyla çok önemli meziyetlere sahip bir futbolcu. Türk futbolu Arda Güler adında bir futbolcu kazanacak.”

2019 Şubat ayında Gençlerbirliği altyapısından Fenerbahçe’ye transfer olan Arda, ailesinin ikinci çocuğu… Hayranı olduğu Alex’in Fenerbahçe’deki ilk sezonunda, 2005 Şubatı’nda doğmuş. 1 yaşında balonla oynamaya başlamış. “Ailede kimse solak değildi.” diyor babası Ümit Güler; “önce balonu, sonra topu özellikle hep sol ayağının önüne koydum.” Baba-oğul sıklıkla evin yakınındaki parkta oynarmış.  Arda 5 yaşında geldiğinde Ümit Bey onu Ankara Gençlik Gücü futbol okuluna yollamış. “3 ay oraya devam etmişti. İlkokula başladığında ise Etimesgut Belediyespor’un alt yapısına katıldı. 2. sınıfa giderken okuldaki Beden Eğitimi öğretmeni Mahmut hocanın dikkatini çekmiş. Hoca bizi çağırdı okula. ‘Arda çok yetenekli, mutlaka Gençlerbirliği’ne yollayın’ dedi. Gençlerbirliği tesisleri evimize çok uzaktı. Nasıl yapacağız derken, Mahmut hocanın yoğun ısrarıyla Arda’yı götürdük ve daha ilk idmanda çok dikkat çekti. Hemen takıma aldılar.”  Büyük bir yıldız potansiyeline sahip olduğunu düşünen hocaları, yaşı küçük olan Arda’yı oynaması gereken 2005 grubu olmadığı için 2 sene boyunca 2004 doğumlularla oynatmış. Ardından sırasıyla U11, U12, U13 ve U14’te oynayarak kaptanlık yapan genç oyuncu, kırmızı siyahlıların alt yaş gruplarındaki en iyi oyuncusu olarak dikkat çekmeye başladı. Riva’daki U14 Milli Takım seçmelerinde Fenerbahçe’nin radarına giren Arda, hayal ettiği yere gitmeye çok yakındı.

Gençlerbirliği, en iyi oyuncusunu kaybetmek istemese de Arda bir Fenerbahçeliydi. Çocukluğu Alex’in gollerini ve gol paslarını izleyerek geçmişti. Fenerbahçe’nin ısrarı ve Arda’nın hayalindeki takıma transfer olma hevesi onu Ankara’dan İstanbul’a, Dereağzı tesislerine götürdü.  İlk günler ailesini çok özlemiş Arda. Onun yanına sürekli gidip gelen anne ve babası bir süre sonra tamamen İstanbul’a taşınmaya karar vermiş. “Arda’nın transferinden 6 ay sonra İstanbul’a geldik. Arda’ya bu kararımızın onda yük yapmaması gerektiğini anlattık. Bunu denemesi gerektiğini, olmazsa dönebileceğimizi söylemiştim.” diyor Ümit Bey. U16 takımıyla idmana çıktığı sırada koronavirüs salgınının patlaması Arda’nın 75 gün evde çalışmasına neden olmuş. “Takımla idmanlar başlayınca kısa bir süre U17 ile çıktı ve U19 liginin başlamasına karar verilince Arda’yı direkt olarak U19’a aldılar.” 

Arda Fenerbahçe U19 takımıyla önce normal sezonda, sonra da Antalya’daki play-off’larda olağanüstü bir performans gösterdi ve 22 maçta 17 gole doğrudan etki etti (10 gol, 7 asist). Ardından Hırvatistan’da düzenlenen Uluslararası Mladen Ramljak turnuvasında, organizasyonun en iyi oyuncusu seçildi.

Ocak ayında Fenerbahçe ile profesyonel sözleşmeye imza atan Arda, Vitor Pereira’nın da isteğiyle sezon öncesi A takım kampına davet edildi. Sezon başladıktan kısa bir süre sonra da Pereira’nın Fatih Yiğit Şanlıtürk ve Muhammed Gümüşkaya ile şans verdiği genç oyunculardan biri oldu.  

Arda İstanbul’da oynanan Helsinki maçında 66. dakikada sakatlanan Filip Novak’ın yerine oyuna girdi ve böylelikle ilk kez A takımla sahaya çıktı. Vitor Pereira ile maç sonunda basın toplantısına katılan oyuncunun açıklamaları, yaşının çok üzerindeki olgun karakterinin bir göstergesi gibiydi.   

“Hocama çok teşekkür ederim bana bugün şans verdiği için. Beni yetiştiren aileme ve Fenerbahçe taraftarına çok teşekkür ederim. Çocukluktan beri o frikikte topun başına geçmeyi çok istiyordum. Geçtim bu kez olmadı. İnşallah bir dahaki sefere gol atacağım. Bizim çok çalışmamız lazım. Genciz, abilerimizden çok şey öğrenmemiz lazım. Büyüdükçe küçülmemiz lazım ki altyapıdaki diğer kardeşlerimiz bizim gibi bu sahaya çıkabilsin.”

3 gün sonra Antalyaspor’a karşı lig maçında 87’de oyuna giren Arda, 2 dakika sonra 0-0 giden maçı değiştiren golün asistini yaptı. Bu karşılaşmadan 4 gün sonra ise Helsinki rövanşında Mesut Özil’in yerine 73. dakikada oyuna dahil oldu. Vitor Pereira henüz 16 yaşındaki oyuncusuna 1 hafta içinde 3 maçta görev vermişti.

“Genç oyuncuları yetiştirebilmek istiyorsanız onlara öncelikle süre ve özgüven vermeniz gerekir.” demişti Pereira İstanbul’daki Helsinki maçı sonrasında… “Etraflarındaki oyuncuların onlara özgüven vermesi gerekir. Bunlar olunca, eğer kalite de varsa, genç oyuncular parlayabiliyorlar. Avrupa’nın en büyük kulüplerinden biri olan Porto’da 5 yıl altyapıda görev yaptım ve şunu söyleyebilirim ki Arda’nın karakteri ve kalitesinde çok az oyuncu gördüm.”

17 yaş altı Avrupa Şampiyonası Elemeleri’nde milli takımın da 10 numarası olarak sahada yer alan Arda, her ne kadar odasının duvarına posterini astığı Alex de Souza’nın büyük bir hayranı olsa da, oyun stiliyle Real Madrid efsanesi Guti’ye fazlasıyla benziyor. Sol ayağıyla yapabildikleri ve oyun görüşü bir yana; soğukkanlılığı, hatta boynunun omuzlarına inişi bile İspanyol orta sahayı hatırlatıyor. İlk kontrolünün yanı sıra, pas becerisi tam da Cruyff’un tanımladığı türden; tek dokunuşla doğru hızda ve doğru ayağa… Şut kalitesi skora etki ediyor. Top hakimiyeti özetle kusursuz. Karar mekanizması sayesinde en doğru tercihi yapabiliyor, top gelmeden yapacağı ikinci hareketi çoktan planlamış oluyor. Tüm bu özellikleriyle birlikte, Arda çalışkanlığı ve olgun karakteriyle arkadaşlarına liderlik edebilecek bir takım oyuncusu. Böylesi bir yeteneğin takım ve sistem oyuncusu olması da her teknik direktörün işini kolaylaştırabilecek ekstra bir özellik…

Arda Güler Türk futbolunda son dönemlerde ortaya çıkan en özel yetenek olabilir. Henüz 16 yaşında olsa da Avrupa’nın büyük kulüplerini şimdiden sıraya sokacak olgunlukta.